|
Kütahya rengârenk çinileriyle, Türkiye’nin çini atölyesi
olarak bilinen, şifalı kaplıcaları ile meşhur, millî
târihimizde müstesnâ bir yeri bulunan, Ege bölgesinin İçbatı
Anadolu bölümünde yer alan il. 38o 70’ ve 39o 80’ kuzey
enlemleri ile 29o 00’ ve 30o 30’ doğu boylamları arasında yer
alır. Kuzey ve kuzeybatıdan Bursa, kuzeydoğudan Bilecik,
doğudan Eskişehir, güneydoğudan Afyonkarahisar, güneyden Uşak,
güneybatıdan Manisa, batıdan ise Balıkesir illeri ile
çevrilidir.
Kütahya ( Latince: Cotyaeum), İçbatı Anadolu Bölümü'nde
Kütahya ilinin merkezi şehirdir.
Eski kaynaklara, sikke ve yazıtlara göre Kütahya’nın antik
dönemdeki adı “Kotiaeion”dur. Ünlü Antik Çağ coğrafyacısı
Strabon bu adın, “Kotys’in Kenti” anlamına geldiğini
belirtmektedir. Kotys, Trakya’da yaşayan Odrisler’den olup,
Romalılar’ın M.S. 38’de Anadolu’ya gönderdiği bir komutanın
adıdır. Kütahya Müzesi’nde bulunan bir sikkede bu ad “Koti”
olarak geçmektedir. Kütahya adı, eskisine benzetilerek Türkler
tarafından verilmiştir{{kaynak göster}}.Şehrin nüfusu 2008
yılına göre 218.000'dir.1927'de 17.000 olan nüfusu, 1990'da
131.000'e, 2000'de 167.000'e, 2008'de 213.000'e çıkmıştır.
Ege Bölgesi, İç Anadolu ve Marmara bölgeleri arasında tarih ve
kültür merkezi olarak köprü vazifesi görmüştür. Trafik
numarası 43’tür.
İsminin kökeni
Kütahya ilk kurulduğunda adı seramik kenti mânâsına gelen
“seramorum” idi. M.Ö. 11. asırda Frigler şehre “Kotiyum”
ismini verdiler. Eski kaynaklarda şehrin ismi Kotiaetion,
Katiaion, Cotyaeium, Cotyaeum ve Cotyaium şeklinde
geçmektedir. Bütün bunlar “Totys’in şehri” mânâsına
gelmektedir.
Selçuklu Türkleri bu şehri fethedince şehre “Kütâhiye” ismini
vermişlerdir. Zamanla bu isim “Kütahya” hâlini almıştır.
Bir rivâyete göre, dul bir kadının pazara getirdiği testi,
tabak, vazo, sürahi, çanak ve çömlekler sağlam hem de
zariftir. Müşteriler tarafından kapışılır. Diğer satıcılar bu
kadının hüneri yaptığı topraktan olmalı diyerek kadını takip
ederler. Kadın bugünkü Kütahya’nın bulunduğu yere gelip
heybesini toprakla doldurur. Diğer esnaf bu bölgede atölyeler
açarak şehir kurulur ve seramik şehri manasına“Seramorum”
denir.
Tarihi
Kuruluş tarihi kesin olarak tesbit edilememekle beraber,
tarihi M.Ö. 3000 yıllarına uzanmaktadır. Eski kaynaklara göre
Kütahya'nın antik çağlardaki adı Kotiaeon, Cotiaeum ve Koti
şeklinde geçmektedir. İl topraklarına yerleşen en eski halk
Friglerdir. M.Ö. 1200'lerde Anadolu'ya gelen Frigler, Hitit
İmparatorluğunun topraklarına girdiler ve bir devlet olarak
örgütlendiler. M.Ö. 676 'da Kimmeler, Frigya Kralı III.
Midas'ı bozguna uğratarak Kütahya ve çevresine egemen oldular.
Görülen iklim Karasal iklim ve bitki örtüsü bozkırdır.
Alyattes'in Lidya Kralı olduğu dönemde Kimmer egemenliği
yerini Lidya yönetimi aldı. M.Ö. 546'da Persler Lidya
Ordusunun yenilgiye uğratarak Anadolu'yu istila etti. M.Ö.
334'de Biga Çayı yakınlarında Persleri yenilgiye uğratan
İskender yörede üstünlük kurdu. Büyük İskender'in M.Ö. 323'te
ölümü ile Kütahya ve yöresi komutanlarından Antigonos'a geçti.
M.Ö. 133'de Roma yönetimine girdi. Piskoposluk merkezi haline
getirildi.
1071'de Malazgirt Savaşı'nda Alp Arslan'a yenilen Bizans
İmparatoru Romanus Diogenes'de tutsaklık dönüşü Kütahya'ya
getirildi ve gözleri kör edildi. 1078'de Anadolu Selçuklu
Devletini kuran Kutalmışoğlu Süleyman Şah Kütahya'yı da ele
geçirdi. 1097'de Haçlıların saldırısına uğradı. II. Kılıç
Arslan kaybedilen topraklarla birlikte Kütahya'yı geri aldı.
1277'de II. Gıyaseddin Keyhüsrev Kütahya yöresini Germiyanoğlu
Süleyman Şah kızı Devlet Hatun'u Osmanlı Sultanı I. Murat'ın
oğlu Yıldırım Bayezid'a verdi. ( 1381) Germiyanoğulları
Beyliğinin toprakları Devlet Hatun'un çeyizi olarak
Osmanlılara verildi. (Kütahya ve çevresi dahil) 1402 Ankara
Savaşında, Bayezid'i ağır bir yenilgiye uğratan Timur,
Kütahya'yı alarak II. Yakup Bey'e geri verdi. Kütahya daha
sonra Osmanlılara geçti ve Sancak Merkezi oldu.
Sultan II. Beyazıt'ın zamanında Şah İsmail yanlısı Şahkulu
Kütahya'da ayaklandı. Bu isyan 1511 yılında bastırıldı. 19.
yüzyıl'da Osmanlı Devletine başkaldıran Mısır Valisi Kavalalı
Mehmet Ali Paşa'nın oğlu Kütahya'yı işgal etti. Sultan II.
Mahmut ile imzalanan Kütahya Antlaşması ile Mısır askerleri
Kütahya'yı terk etti.
Avrupa'da 1848 ihtilalleri sırasında, Macarlar'da
ayaklanmışlardı. Macar Ulusal Hareketi Avusturya ve Rusya
tarafından bastırılınca hareketin önde gelenlerinden bazıları
1849'da Osmanlı Hükümetine sığındı. Başta Lajos Kossuth olmak
üzere Kütahya 'ya yerleştirilen Macarlar, 1851'e kadar burada
kaldılar.
Kütahya 1867'de Hüdavendigar Vilayetine bağlı bir sancak
merkezi iken, II. Meşrutiyetten sonra bağımsız bir sancak
oldu. Milli Mücadele yıllarında, Ocak 1921'de Çerkez Ethem
düzenli ordu çatışmasına sahne olan Kütahya, 17 Temmuz 1921'de
Kütahya-Eskişehir Muharebelerinde TBMM Batı Cephesi ordusunun
yenilmesi üzerine Yunanlıların işgaline uğradı. Büyük
Taarruz'a kadar işgal altında kalan Kütahya, 30 Ağustos
1922'de kurtuldu. 8 Ekim 1923'de Vilayet durumuna
getirilmiştir.
Kütahya 5.000 senelik bir tarihe sahip. Bündan önce
Kütahyada yaşamiş olan milletler şunlar:
Hititler
Frigya´lar
Farslar
Makedonyalılar
Romalılar
Doğu Roma İmparatorluğu
Anadolu Selçuklu Devleti
Ermeniler
Yunanlar
Germiyanoğulları Beyliği
Osmanlı Devleti
Coğrafya
Kütahya, Yellice Dağı'nın (eski adı Acemdağı) kuzey eteğinde,
Kütahya Ovası'nın güney kenarında kurulmuştur. Bah'tan gelen
Katar Suyu, ovanın ortasından geçer ve şehrin 3 km
kuzeybatısında olabilir. Sakarya Nehri'nin büyük bir kolu olan
Porsuk Çayı'na katılır. Şehir, ovadan başlayarak, güneye doğru
yükselen bir yerde kurulmuştur. Alayunt, Balıkesir demiryolu
istasyonunda yüksekliği 935 m olan yer, çarşı kesiminde 970
m'ye yükselir. Şehrin, iç kale kalıntılarının bulunduğu Hisar
Tepesi'nde yükselti 1000 m'yi aşar. Şehir, bu tepe ile
Hıdırlık Tepesi arasından bir dere vadisi boyunca yer alır.
Şehrin eski çekirdeği, Hisar Tepesi önündedir ve önemli tarihî
anıtlar bu kesimde bulunur. Evler, tepelerin yamacına
yaslandığı gibi, özellikle yeni semtler ovaya doğru da
yayılır. Yeni semtlerde sokaklar ve caddeler, düz ve geniş
eski semtlerde ise dar, taş kaldırımlı ve çok defa da
yokuşludur. Kütahya batıda Tavşanlı üzerinden Bursa'ya (
Marmara Bölgesi) ve Balıkesir'e, (Ege kıyıları) güneybatıda
Çavdarhisar ve Gediz üzerinden Ege Bölgesi'ne güneydoğuda
Afyon üzerinden Konya'ya ve Akdeniz kıyılarına, kuzeydoğuda
Eskişehir ve Bilecik yörelerine bağlanır. Bu durumu, şehrin,
Osmanlılar devrinde canlı bir konak yeri ve önemli bir yönetim
merkezi seçilmesine sebep olmuştur. 19. yüzyıl sonlarında
Anadolu demiryolları yapılırken, Kütahya doğrudan doğruya bu
yol üzerinde yer almadı, kısa bir şube hattıyla ana hatta
bağlandı. Cumhuriyet devrinde demiryolunun Balıkesir'e
uzatılması, şehrin canlılığını arttırdı. Burada bulunan tuğla
ve kiremit ocakları ile un fabrikasına, Cumhuriyet devrinde
şeker fabrikası ( 1954) ve azot fabrikası ( 1961, genişletme
1966) katıldı, çinicilik yeniden canlandırıldı.
İlçeleri
Altıntaş - Aslanapa - Çavdarhisar - Domaniç - Dumlupınar -
Emet - Gediz - Hisarcık - Pazarlar - Şaphane - Simav -
Tavşanlı
İklim
İç Anadolu iklim özellikleri görülen Kütahya'da yıllık
sıcaklık ortalaması 10,6 °C'dir. En yüksek sıcaklık, 38,6º ,En
düşük ölçülen sıcaklık ise –28,1º dir.Yıllık sıcaklık farkı
66,7ºC ile büyük bir fark gösterir.
Yağışlar karasal iklime bağlı olarak, kış, ilkbahar ve
sonbaharda görülür. Yazları genellikle kuraktır. Yıllık
ortalama yağış miktarı 540 mm.dir. En yağışlı ay aralık, en
kurak ay ağustostur. Yağışların %38,8 i kış, %29,4 ‘ü
İlkbahar, %12,5 ‘i yaz, %19,3 ‘ü sonbahar aylarında düşer. Kış
aylarında, sıcaklığın düşük ve yükseltinin fazla olması
nedeniyle yağışlar, genellikle kar şeklinde, diğer mevsimlerde
yağmur şeklindedir. Kar yağışlı günlerin, yıllık ortalama
sayısı 19 gündür. Kar kalınlığı ortalama 12 cm civarındadır.
Güzel sanatlar
Germiyanoğulları Beyliği'nin başlıca mimarî eserleri
Kütahya'da görülür. Bu devir camileri, klasik osmanlı camileri
planında, tek kubbeli ve revaklı, üç bölümlü son cemaat yeri
olan yapılardır.
''Kurşunlu Camii'' 1377'de, ahi şeyhi Mehmed tarafından
yaptırıldı. Kare mekânı, türk üçgenleriyle geçilen kubbe
örter. Son cemaat yerinin ortasında ayna tonoz, yanlarda küçük
kubbeler yer alır.
''İshakfakih Camii'' ( 1433), kesme taş tuğla duvarları ve
gösterişli bir cephesi vardır. Son cemaat yeri üç bölümdür.
Bir bölümü türbe durumundadır. Gösterişli cephesi ve düzenli
mimarîsi dikkati çeker. Son cemmat yerinde kesme taşların
çevresi kırmızı tuğlalarla çevrilidir. Sütun başlıkları türk
üçgenlidir. Taş mihrabın çevresini 15. yüzyıl özelliği
gösteren iki renkli çinilerden bir sıra bitkisel bezemeli çini
çevirir.
''Ulu Cami'', Yıldırım Bayezid'in başlattığı ve Musa
Çelebi'nin 1410'da tamamlattığı caminin yerine yeniden yapıldı
( 1889- 1891). Son devir osmanlı mimarîsinin önemli ve klasik
ölçüye bağlı az rastlanan yapılarından biridir. Burada, arka
arkaya iki kubbe, altı yarım kubbe ile çevrilmiş, köşelere de
birer kubbe yerleştirilmiştir. Mihrap dışa doğru beş köşeli
bir çıkıntı halindedir. Üzeri yarım bir kubbeyle örtülüdür.
Dört aynalı tonoz ve ortada kubbenin yer aldığı beş gözlü son
cemmat yerinin eski yapıdan kalma olduğu sanılır. Osmanlı
mimarîsinin en karışık devrinde, çok başarılı bir yapı olarak
görülür.
Germiyanoğlu Yakup Bey II'nin ( 1390- 1428) külliyesi,
medrese, mescid ve imaretten meydana gelir, kendi türbesini de
içine alır. Günümüzde kitaplık olarak kullanılan ve yapılış
tarihi kesin olarak belli olmayan külliye,
Germiyanoğulları'nın en önemli dinî yapılarındandır. Ortada
büyük kubbeli, şadırvanlı, kapalı avluya üç yönden açılan, üç
kubbeyle örtülü eyvan ve üç kemerli dışarıya açılan, üç
kubbeli giriş revakının iki yanında kubbeli odalar vardır.
Eyvanların üzerinin kubbelerle örtülü olmasının dışında, T
planlı, köşeli veya yan mekânlı tip olarak nitelendirilen
osmanlı yapılarıyla benzerlik gösterir. Yakup Bey'in türbesi,
parmaklıklarla yan eyvanlardan ayrılmıştır. Sanduka, bir
bölümü 15. yüzyıl'dan bir bölümü de son onarımlardan kalma
çinilerle kaplıdır. Soldaki kubbeli mekân, külliyenin
mescididir. Yazıtlar üç bölümlü giriş revakında büyük yer
tutar. Germiyanoğlu mimarîsinin erken bir örneği olan Vacidiye
Medresesi, Anadolu Selçukluları'nın kapalı medreseler
geleneğine bağlıdır.
Kütahya İli İle İlgili Linkler:
(Ayrıntıları Linklerdedir) Kütahya Belediyesi:
www.kutahya.bel.tr Kütahya Valiliği:
www.kutahya.gov.tr Devlet Hastanesi:
www.kutahyadh.gov.tr Evliya Çelebi Devlet Hastanesi:
www.ecd.gov.tr
Ege Sağlık Polikliniği
www.egesaglik.net Hekim Sinan Tıp Merkezi
www.hekimsinan.com BSK Anadolu Hastanesi
www.bsk.gen.tr Ana Sultan Tıp Merkezi
www.anasultan.com.tr Kütahya Astur
www.kutahyaastur.com.tr Kütahyalılar Otobüs İşl.
www.kutahyalilar.com.tr Kütahya Porselen
www.kutahyaporselen.com.tr Kütahya Seramik
www.kutahyaseramik.com.tr Kütahya İli Google Map Haritası:
maps.google.com
 |